Depresyon Nasıl Hissettiriyor?

depresyon nedir

Depresif bozuklukta ortak bir nokta umutsuzluktur.

Depresyondan müzdarip herkesin ortak noktası, yaşadıkları aşırı umutsuzluktur. Onlar bu durumu  çıkış yolu olmayan bir kara delik gibi hisseder. Umutsuzluk, depresyonun karanlık, bulanık resmini çizen dokuz  semptomdan biridir. Derin üzüntü veya hayattan zevk almama depresyonun başlıca belirtileridir. Herkesin hayatında üzüntülü dönemler  ve hiçbir şey yapacak gücü kendinde bulamama özelliği ile karşı karşıya kalmıştır. Ancak bu deneyimlerin çoğu tanı koymak için yeterli olmayabilir.

Major Depresif Bozukluğunun DSM-5 Tanı Kriterleri

    • Çok fazla ya da çok az uyuma
    • Faaliyetlere ilgi veya zevk kaybı
    • İştah değişikliği ya da ağırlık kaybı
  • Enerji kaybı
  • Değersiz ya da aşırı suçlu hissetme
  • Odaklanma, düşünme ya da karar alma güçlüğü
  • Yineleyen ölüm ya da özkıyım düşünceleri

Major depresif bozuklukta üzüntülü duygudurumu  ya da her zaman yapılan etkinliklere duyulan ilgi ve zevk kaybı gibi. Yukarıdaki belirtilerden en az beş belirti(üzüntülü duygudurumu ve etkinliklerle ilgili zevk kaybını da sayarak) belirtiler, iki hafta boyunca neredeyse her gün, günün büyük bölümünde yaşanmaktadır.

depresif bozukluk

Depresif Bozukluk

Major Depresif Bozukluk Herkesi Etkileyebilir

Major Depresif Bozukluk, harika ve sevgi dolu bir aileniz, istikrarlı bir işiniz veya iyi bir sosyal desteğiniz olup olmadığını önemsemez. Hala sizi ve çevrenizdeki herkesi etkileyebilir.

Daha önce de bahsettiğim gibi, bu rahatsızlık her tür insanı olumsuz etkileyebilir. Bununla birlikte, bireyler yaşlarına, cinsiyetlerine, kültürel geçmişlerine ve diğer faktörlere bağlı olarak bana farklı şekillerde kendini gösterebilir. Bu bozukluktan muzdarip olma ihtimaline bir göz atalım.

Kimler depresyondan etkilenebilir?

Kadınlara depresyon teşhisi konma olasılığı erkeklere göre iki kat daha fazladır. Neden? Tarihsel olarak baktığımızda, kadınlar erkeklerden daha çok doktora başvurmuşlardır. Görünüşe göre kadınlar erkeklere göre depresyona  daha yatkın ve kendi duygularını ifade etme konusunda daha rahat. Kadınlar, bir arkadaş, danışman, bir doktor veya psikiyatrist olsun, kendilerine bir tür yardım alma konusunda daha istekliliklerdir.

Erkeklerde psikolojik rahatsızlıklara uzun süre katlanma olasılığı daha yüksektir. Tipik olarak, haksız yere kendilerinden utanırlar ve şiddetli depresyona girene kadar yardım istemeyebilirler. Erkeklerin intihar etme olasılığı kadınlardan iki kat daha fazladır.

Depresyon bir zayıflık ya da kusur değildir.

Yaşadığınız bu rahatsızlık, cinsiyetiniz ve yaşınız ne olursa olsun, olağan görevlerinizi yerine getirme ve olağan faaliyetlerinize katılma yeteneğinizi elinizden alan bir durumdur.

Depresyon  Aslında Nasıl Hissettiriyor ?

Depresyonun bir seçim olmadığını hatırlamalıyız.

Her zaman depresyonun insanların yaşadığı bir şey olduğuna ama mutlu olmaya çalışırlarsa kolayca üstesinden gelebileceklerine inandım. Ama yanıldım.

Kendim yaşayana kadar, dipsiz bir üzüntü uçurumunda hapsolmuş hissetmenin nasıl bir his olduğunu gerçekten anlamam mümkün değildi.

Çok geçmeden, zihnimi sürekli  kontrol eden olumsuz düşünceler döngüsüne sıkışıp kaldım. Gün boyunca zihnim beni neden yeterince iyi olmadığıma ve hayatımın geri kalanında nasıl böyle hissedeceğime dair nedenlerle bombardımana tuttu.

Ancak yıllar geçtikçe, neler yaşadıklarımı anladıkça kendimi ve depresyon yaşayan diğer insanları daha çok anlamaya başladım.

 Depresyonun hissettirdikleri

Depresyon Nasıl HissettiriyorKendinizi depresyonda hissettiğinizde, sürekli olarak gelecek veya aklınızdaki herhangi bir şey hakkında endişelenirken şimdiki anın tadını çıkarmaya odaklanmak zordur.

Depresyon hayatın boş olduğunu hissettiriyor; ancak eğlenceli olduğunu düşündüğünüz şeylerin tadını çıkarma kapasitesine sahip değilsiniz. Örneğin, arkadaşlarla dışarı çıkmak, ailenizle vakit geçirmek veya video oyunları oynamak.

Önceden depresyon yaşayan insanların herhangi bir şeyden zevk almanın neden zor olduğunu anlamıyordum. Ama gerçek şu ki, daha mutlu bir yaşam nasıl yaşanacağını söylemek yaşamaktan daha kolay.

İster yaşadığınız şeyler, ister kimyasal bir dengesizlik veya başka herhangi bir şey nedeniyle olsun, zihninize hakim olan olumsuz düşüncelerden başka herhangi bir şeye odaklanmak zor olabilir.

Uyumayı Zorlaştırır

Depresyon nedeniyle uyumakta zorlandığınızda, zihinsel karmaşalar, artan anksiyete seviyeleri ve duygusal durumunuzu abartan diğer koşullarla uyanmanız yaygındır.

Ulusal Uyku Vakfı’nın bir makalesinde geçen alıntıya göre:

“Uykusuzluk sorunu yaşayan insanlar, normal uyuyanlara göre daha yüksek düzeyde depresyon ve anksiyeteye sahipler. Kişi ne kadar çok uykusuzluk yaşarsa ve sonuç olarak geceleri ne kadar sık uyanırsa, depresyon riski o kadar yüksek olur. ”

Kafamda dönen rahatsız edici düşünceler nedeniyle sürekli uyanık kaldığım ve yaşadığım kaygılardan dolayı ile erken uyandığım için, şiddetli depresyon dönemlerinde uyumak zor.

Ama mümkün olduğunca, olumsuz düşüncelerimi daha olumlu düşüncelerle değiştirmeye çalışıyorum, böylece görece daha rahat uyuyabiliyorum. William James’in sözleriyle: “Strese karşı en büyük silah, bir düşünceyi diğerine tercih etme yeteneğimizdir.” Gördüğüm kadarıyla yaşadığımız psikolojik sorunları yenmemizin için yaşadıklarımızı, düşündüklerimizi, duygularımızı tanımamız, bakış açımız değiştirmemiz, düşüncelerimizi ve duygularımızı yönetmemizden geçiyor.

Kötü Alışkanlıkları Teşvik Eder.

Zihniniz, kafanızın içindeki olumsuz düşüncelere karşı savaşı kazanmaya çalışmakla meşgul olduğunda, olumsuz alışkanlıklara kaymak kolaydır. Örneğin, rahatlatıcı bir yiyecek olarak bir sürü dondurma yemek.

Daha sağlıklı yemek yemeyi, daha fazla özgüvene sahip olmayı ve hayatımın diğer yönlerini iyileştirmeyi sevsem de, depresifduyguların yoğun olduğu zamanlarında bunu gerçeğe dönüştürmek zor.

Örneğin:

Kendimi kötü hissettiğimde, internette dizi şovlarını art arda izlemek inanılmaz derecede cazip geliyor.

Depresyon ve anksiyetenin stresi ezici hale geldiğinde, arkadaşlarım ve ailemle konuşmayı bırakmam yaygın bir durum, bu yüzden sosyal hayatım hızla yok oluyor.

Olumsuz düşünceler yüzünden kendimi çok salıyorum özbakımı ihmal ediyorum ve evde temizlik ya da toparlama yapmak istemiyorum, bu şekilde ev düzensizleşiyor ve bu da yalnızca kaygı düzeyimi artırıyor.

Değişmem gerektiğini biliyorum. Ama nihayet karamsarlık ve kaygımın üstesinden gelmezsem, sonsuza dek kötü alışkanlıklar ve olumsuz düşünceler döngüsünde sıkışıp kalacağımı hissediyorum.

Çoğu insan bunun, daha mutlu bir yaşam sürmenizi engelleyen olumsuz düşünceleri kırmak için kafanızın içinde devam eden bir savaş olduğunun farkında değildir.

Lilly Singh depresif bozuklukları çok güzel tanımlamış: ” Bir milyon insanla dolu bir odada olsanız bile, depresyon yaşayan kişilerin büyük bir kısmı gerçekten yalnız hissetmektir…. ”

Şu anda bu durumla karşı karşıyaysanız, lütfen yalnız olmadığınızı unutmayın.

Sizin için buradayım.

Bunlara da Bakabilirsiniz…

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü